Falan filan.

“Uzun süredir…” diye başlayan yazılardan hep nefret etmişimdir. Tatil başladığı günden beri hiç bir şey yapmadığım için kendimden bile nefret etmeye başladım. Yazmak için bir şeyler yaşamam gerek, ama şu sıralar yaşamıyor gibi biriyim. Yani kahve içip bir şeyler çizmekten ve özel bir yere bir şeyler yazmaktan başka hiç bir şeyim yok. Aslında böyle mutlu gibiyim. Yani hiç bir şey yapmamaktan. Ama bazı zamanlar sıkılabiliyorum..

Çok sıkıldığım zamanlar genelde film izliyorum. Hani tatil falan ama ben tatil yapmadım daha hiç. Param yok mesela. Yan semte geçecek kadar bile. Bazen oluyor onları da harcıyorum zaten. Mesela soğuk İstanbul’da dolaşmak çok güzel, cebinde paran olmadan. Montun ve atkın olduktan sonra her şey çok güzel gibi. Ama ben bunu yaparken yanımda birinin eksik olması üzüyor beni..

Tribüne gitmemeye karar verdim, hiç bir şekilde. Beşiktaş’ımı çok özleyeceğim belki ama böyle olması gerek. Böyle olması gerek çünkü bilmediğiniz şeyler var. Yıllar sonra çok farklı şekillerde geleceğiz tabi ki. Geleceğim demiyorum, geleceğiz. Birşeyler anlamışsınızdır, o kadar salak değilsiniz değil mi?

Yazıyıda şöyle sonlandırıyorum;
YILDIRIM DEMİRÖREN YEEEEEEEEEEEETEEEEEEEER.

Ritüel EP.

Türkçe Rap‘in önemli isimlerinden Raziel Nisroc, çok uzun süreden sonra Ritüel EP ile sessizliğini bozup, karşımıza çıkıyor. Yaptığı tarzıyla, ses tonuyla Underground’da önemli bir yere sahip olan Raziel, daha önce imza attığı albümlere birini daha eklemiş oluyor. Albüm altı şarkıdan oluşuyor ve kesinlikle hiç bir düet bulunmamakta. Albümün altyapıları Da Poet, Fonetik tarafından hazırlanmış ve mix Hayki tarafından yapılmış. Albümün ilgi çeken kapak tasarımı ise writer olarak tanıdığımız Cype tarafından yapılmış. Deneysel bazda altyapılar ve sıklıkla storytelling öğelerin göze çarptığı ve abstract boyutları şiirsel bir çizgide buluşturan vokal stiliyle “Ritüel EP”yi siz okuyuculara sunuyoruz. Keyifli dinlemeler…
01. Suikast Notları (Produced by Da Poet)
02. Jargon (Produced by Fonetik)
03. Uzaylı (Produced by Da Poet)
04. Esperanza (Produced by Da Poet)
05. Fünye (Produced by Da Poet)
06. Raylar (Produced by Fonetik)

  • Raziel Nisroc – Ritüel EP indirmek için buradan.

*ayrıca albüm hakkında yorumum yakında, önce sindirmeliyim.

Street Soul – Sketch Book.

Tunç “Turbo” Dindaş yönetiminde Türkiye’de ilk grafiti kitabı olarak yayınlanan TURKISH GRAFFITI Vol.1 serüveni geçen senenin sonlarına “STREET SOUL – Graffiti from Turkey” ile devam etmişti. Türkiye’de ki writerların yaptıklarını belgesel bir kitapta bir araya getirmek ve Türk graffitisinin sokaktaki insanlara tanıttığı bu iki kitap yerli yabancı medya ve insanlardan büyük ilgi gördü. Sınırlı sayıda satışa sunulan ilk kitap tükenmek üzereyken, ikinci kitap “STREET SOUL – Graffiti from Turkey” iyi bir satış grafiği ile kitapçılardaki raflarda yerini almakta. Kitap aynı zamanda D&R, idefix gibi sitelerde satışa sunulmuş durumda.

Serinin üçüncüsü olarak “STREET SOUL – Sketch Book Vol.1” hazırlık aşamasında. Dünyadaki tüm writerların sketchlerinden oluşan bu kitap ülkemizdeki graffiticilerinde kendilerini dünyaya tanıtması için bir fırsat niteliğinde. Öteki kitaplarda writerların duvarlarda yapmış oldukları işlerin aksine bu seferde işin mutfağına yani blackbook’lar ele alınacak.

Sketchlerinizin “STREET SOUL – Sketch Book Vol.1″de yayınlanmasını istiyorsanız. Detaylı ve üzerinde uğraşılmış sketchlerinizi scanner’la 300 dpi tarayarak turkishgraffiti@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Son katılım tarihi: 7 Şubat 2010. Gelen çalışmalar arasında ciddi bir eleme ile seçilen sketchler kitapta yer alacaktır…

Demiş Tunç ‘Turbo’ ağabeyimiz. Gerçekten Türkiye’de hiphop kültürü adına verdiği emekler yok sayılamaz, kesinlikle. Çıkan iki kitap ve çıkacak olan üçüncü kitap arşivlik, herkesin edinmesi gereken. Street Soul kitapları hakkında daha fazla bilgi için buradan ya da şuradan.

Yeni Rakı.

Yeni Rakı‘nın yeni ve harika reklamı. Televizyonlarda yayınlansa bence son zamanların en iyi reklamı olmaya aday. Ancak Tayyeap yüzünden bilindiği üzere alkollü içeceklerin reklamı televizyonlarda yapılamıyor. Olsun biz de buradan sunalım. Zeki Müren ağabeyimizin sözüyle de yazıyı bitiriyorum;
Gönül hicranla doldu…

Siz Hiç Beşiktaşlı Oldunuz mu?

İstanbul otogarı viyadüklerin çevrelediği bir örümcek ağıdır. Ağlarına yalnız bahtsızlar takılır. Parası olmayanların kaderleri değişmesede yerlerinin değiştiği bir başlangıç, yada sondur burası. Hele öğlen kal…kan ya da öğlen ulaşan otobüslerin yolcusuysanız bu hayata sarılma direncinizin ilk test yeri yine bu otogardır.
Öğlen ezanı okunuyordu. Nisandı ama hala kaşkollara sarılmış insanlar, ciğerlerinden çıkan havayı kaşkolun içine üfleyerek ısınmaya çalışıyorlardı. Artvin’e gidecek otobüs yolcuları sigaralarından son bir fırt çekip, otobüsün basamaklarını çıkıyorlardı. Muavin bagaj kapaklarını kapattı, peron görevlisi içerideki yolcuları sayıp, kafasını arka kapıdan uzatıp bağırdı…
Devamını Oku »

2010.

Yeni yılınız kutlu olsun. :)

Palyaço.

illustrasyon: berköztürk

“Palyaço olmak hayatta, hep istediğim şeydi bu. Yüzümü çıkmayan rengarenk boyalarla boyamak ve insanları eğlendirmek” demek isterdim aslında ama palyaçoluk bu değil. Ve ben aslında her daim palyaço oldum hayatta. İnsanlar hep bana güldü.

O’nunla tanışmadan önce her yıl yeni bi’vesveseyle gelirdi. Ama aslında o siyah kansorejen poşetlerin içiydi hep vesvese.

Süslemem gereken bi’ağacım ve gerçekten çok büyük bi’eksiğim vardı. Ağacı süslesem dahi o eksik varken hiç bir anlamı olmazdı. Yine bi’şeyler oldu ve mutlu oldum, mutlu olduk. Ve bunun sonucunda o eksik kapandığı için ağacı süsledim. Geçen seneki yılbaşını hatırladım, ne de güzeldi değil mi? Sarhoştuk, çok sarhoştuk hem de. Sarhoş olmak bile o akşam farklı bi’güzeldi. O güzelliği sağlayan şeydi o…

Zaman su gibi akıp geçsin bu iki yıl falan. Sonra dursun, çok yavaş ilerlesin. Çok saçma gelebilir bi’çoğunuza ama ben böyle istiyorum. Beşiktaş şampiyon olsun istiyorum bu yıl bu arada. Bi’de umarım gitmek istediğim şehire gidebilirim -ki gideceğim ben ne olursa olsun- ama çok çabuk olsun bu yeni yılda. Okuyucular daha sonra yeni yılınızı farklı bir postla kutlayacağım, valla bak..

katlivaciptir #3

Bu mahlukatı blogumda afişe etmek istemezdim ama son zamanlarda nette dolaşan bu ses dosyasını blogumda paylaşmam gerektiğini hissettim. Dinleyin ve etkisinden kurtulamayacaksınız, etkisine girmeyenler 8 gün içinde bu arkadaşı iade edebilir ve parasını geri alabilir! Biz öyle yaptık çünkü. Ayrıca katli vacipmiş.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Savaş Dinçel.


“Nerde kalmıştık…
Hayat futbola fena halde benzer. Futbol şahsi beceri gerektirir ama, aslında toplu oynanan yani insanların bir takım halinde oynadıkları oyundur. Hayatta öyle değil mi? İstediğin kadar yetenekli ol, iyi bir takımın yoksa kaybedersin. Evet kaybedersin…”

Çok özledik be abi, 3 yıldır özlemeye devam ediyoruz…

Seveceksin.

Bir ağacı izleyeceksin.
Şöyle sırtını yerde tutarak
Ve gölgesinde yatarak
Bir ağacı seveceksin…
Yaprakların ışıkla dansını
Işığın gözüne yansımasını
Kuşların dallarda zıplamasını
Seveceksin.
İnsanları izleyeceksin
Şöyle dalgın dalgın bakarak
Ve yerden usulca kalkarak
İnsanları seveceksin.

İnönü de kuyrukta beklemeyi
Hatta soğukta titremeyi
Bağırarak sesini yitirmeyi,
Mabetten,
BEŞİKTAŞ’a yürümeyi…
Seveceksin….